Bu sene ocak ayında Hindistan’ın Pushkar kasabasındaydım; eşim Yuuka ile 2012'de tanıştığımız yerde… Bu defa yalnızdım. On üç senelik evliliğimiz boyunca pek az olmuştur böyle ayrı yönlere gittiğimiz. Gerçi bedenlerimiz ayrı yöne gitse bile kalplerimiz hep aynı yöne doğru yürür.
Büyük bir karar vermiştik:
Seferihisar kırsalındaki toprağımızı ve arabamızı satıp Hindistan’a yerleşecektik. Ama önce Yuuka’nın Maya ile birlikte iki ay Japonya’ya gidip ailesini ziyaret etmesi gerekiyordu. Onlar Japonya’ya, ben ise tek başıma Hindistan’a yol aldım.
Pushkar’ın sakin ve soğuk günleriydi. Pushkar Gölü’nün etrafında uzun saatler yürüdüm, çevredeki tepelere tırmandım ve yolun bizim için neler sakladığını düşündüm.
Türkiye’de zeytinlik tepelerin arasında, bacası tüten, 20 metrekarelik ahşap kulübemiz vardı. Bahçesinde yetişen marul, pancar, soğan, sarımsak… Dostluk eden kediler ve geceleri ses veren baykuşlar… Hepsini gözden çıkarıp bir bilinmeze doğru yürümeyi seçmiştik; bir kere daha.
Pushkar’da ciddi bir yoga disiplini uyguladım. Her günümü içe dönmeye, zihnimi arındırmaya, netleşmeye adadım. Ardından bir Vipassana inzivasına katılma şansım oldu. Çıktığımda Vipassana blog yazısı serisini başlattım ve her gün aynı çay köşesinde oturup çayımı yudumlarken, Yuuka’yı, Maya’yı ve beni bir araya getiren mucizelerin domino taşları gibi devrilerek bizi yeniden bu topraklara taşıdığını düşündüm. Mucizeye Yolculuk'un birinci cildini yeniden açtım, tazelenen hatıraların yardımıyla birçok bölümü revize ettim.
Sonunda vakit geldi ve Delhi Havalimanı’nda canlarımı karşıladım.
Bu, Maya’nın Hindistan’ı ilk görüşüydü. Delhi klabalık ve kaotik bir yer olduğu için elini hiç bırakmadan gördüklerini anlamasına yardımcı oldum.
Trenimize binip elli saatten uzun süren bir yolculukla Güney Hindistan’daki Pondicherry’ye geldik. Gitmek istediğimiz yer, komün yaşam alanı Auroville’di. İki scooter kiraladık. Kırmızı orman yollarında bilinmez patikalara sürdük. Cennet mekanlar bulduk; meditasyon alanları, ses ile şifaya ayrılmış koca bir bahçe, kafe ve restoranlar, organik ve ekolojik üretim alanları... Hepsi 15-20 km kare alan içinde, ormana serpiştirilmiş gibiydi..
20 gün sonra, Güney Goa’ya doğru yola çıktık. En başından beri yerleşeceğimiz yerin orası olduğunu seziyor ve biliyorduk. Sosyal medyada paylaşımlarını gördüğüm, küçük iki meleğiyle Goa'da yaşayan Yeliz’e mesaj yazdım. Uzun süredir can dostuymuşuz gibi kucak açtı. Daha biz gelmeden ev ayarladı. Bu sevgi dolu karşılanış hepimize “doğru yere geldik” hissini verdi. Yeliz, Roy ve kızları bizim gibi çok farklı yerlerde yaşadıktan sonra, gelip oraya yerleşmişler.
Kumsal kumsal, sahil boyunca dolaştık, kasabayı tanıdık. Maya’nın gideceği okulu bulduk: Orman içinde, kerpiç yapılar arasında, yarışsız, baskısız, zilsiz, üniformasız, farklı uluslardan çocukların birlikte öğrenebildiği sıcak bir eğitim yuvasıydı. Okulun başlayacağı Eylül ortasına dek 3 aydan fazla zamanımız vardı. Maya kömür tozuyla resim yapma sanatını öğrendi. Bir oturuşta 3-4 saat derin bir meditasyon halinde çalışıyordu. Bu onun öz gücünü en net gördüğümüz bir durumdu.
Maya Sörf öğrenmeye başladı. Birçoğunuzun onu ses ile şifa çemberlerinde aramızda emekleyen bir bebek olarak hatırladığınızı ve şimdi benimle birlikte gülümsediğinizi biliyorum.
Hindistan'ı biraz daha gezmeye karar verdik.
Himalaya'ların eteklerindeki Rishikesh’e, Ganj Nehri’ne, evlendiğimiz yere gittik. "Son Şans Misafirhanesi" hala duruyordu. Maceralar yaşadık. Hayaller kurduk, güldük, kutladık. Ben her fırsatta ikinci cildi yazmaya devam ettim; Maya her fırsatta resim yaptı; Yuuka yoga gruplarına katıldı ve Hint klasik flütü olan Bansuri'yi öğrenmeye başladı.
Oradan Pushkar’a indik; “indik” diyorum ama yine 20–30–40 saatlik tren yolculuklarıyla… Maya’ya, Yuuka ile tanıştığımız ve anılrımız olan yerleri adım adım gösterdik.
On beş gün Pushkar’da kaldıktan sonra yeni evimiz dediğimiz Güney Goa’ya geri döndük. Muson yağmurları başlamak üzereydi. Hem uzun süre kalabileceğimiz hem de Türkiye’ye gittiğimizde eşyalarımızı bırakabileceğimiz bir ev aradık. Palmiyeler arasında kalbimize uyan bir daire bulduk ve yerleştik. Yeni dostlarımızla kaynaştık.
Yağmurlarla birlikte yenilendik. Orman yürüyüşleri yaptık, canlanan şelalelerin altında oturduk, nehirlerde yüzdük, burada uzun süredir yaşayan insanlarla tanışıp dostluklar kurduk. Yağmurlar artınca Nepal’e geçtik. Pokhara Gölü kıyısında günlerce oturup yazı yazdım ve kitabın ikinci cildini tamamladım. 21 Haziran Yaz Gündönümü meditasyonunu organize ettim; uzaktan katılanlarla birlikte Dünya Barış Tapınağı’nda meditasyon yaptık. Nepal’de büyük olaylar yaşanmadan kısa süre önceydi; havada garip bir gerilim hissediliyordu.
Temmuz’da uzun süreli Hindistan vizesi için Türkiye’ye döndük. Daha ilk günden yangınlara tanık olduk. Ailemle kavuşup hasret giderdim. Yayın evini buldum, toplu fonlama başladı. 110 insan 500 kitabı önceden satın alarak kitabın doğmasına destek oldu. Büyük heyecan, büyük mutluluk… Bir buçuk senelik emeğin karşılığıydı.
Vizemizi aldık ve hâlâ muson yağmurlarının sürdüğü Hindistan’a geri döndük. Varanasi ve Bodhgaya'ya uğradık; Ganj taşmıştı.
Ardından evimize, Goa’ya döndük. Yaklaşık iki ay boyunca kesintisiz yağmur gördük. Öyle yağmur ki… Damları delip geçen bir güçle günlerce yağdığını düşünün.
Muson bitti. Hava hep sıcak; şimdi de sıcak. Maya beş aydır okuluna gidiyor. Yuuka burada seanslarına devam ediyor. Ben de uzaktan ruhsal rehberlik çalışmalarımı sürdürüyorum. Bu tropikal bölge artık evimiz oldu — en azından şimdilik. Kader bizi başka bir yere götürür mü? Bilmiyoruz. Şimdilik burada olmanın tadını duyumsuyoruz.
Yuuka yeni "HEAVEN EARTH" tabelamızı hazırlıyor.
Yuuka'nın düzenlediği ilk Goa etkinliği (Ruhla Dans)
(Ses ile şifa çemberimiz Soul Gathering'i sunmaya da başladık.)
Geri dönüp baktığımda şunu görüyorum:
Uçmuşuz… ve yeni bir yere konmuşuz.
Diliyorum ki 2026, kanatlarınızı açabildiğiniz; hizmetini tamamlamış sözleri, alışkanlıkları ve sizi boğan kimlikleri geride bırakabildiğiniz; özgürce uçabildiğiniz bir yıl olsun.
📚 Mucizeye Yolculuk 1 hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz:
www.mucizeyeyolculuk.com
💫 Uzaktan ruhsal rehberlik ve şifa seanslarıma ilgi duyuyorsanız, uzun bir aradan sonra yeniden başlıyorlar.
Bana yazabilirsiniz: strongwings121212@gmail.com












.jpg)






































No comments:
Post a Comment
Note: only a member of this blog may post a comment.